Prof. Dr. Yasemin Altuner Torun

Prof. Dr. Yasemin Altuner Torun


Ad Soyad Prof. Dr. Yasemin Altuner Torun
Meslek Doktor
Telefon 05339385282
İl / İlçe / Mahalle İSTANBUL / ESENYURT / AŞIK VEYSEL MAH.
Seans Ücreti Telefon İle Bilgi Alınız
Konum
Aşık Veysel Mah, Süleyman Demirel Cd. No:1, 34517 Esenyurt/İstanbul (İstinye ünv. Liv Hastanesi 3. Kat Bahçeşehir)
Açıklamalar

Prof. Dr. Yasemin Altuner Torun

Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Hekimi

İstinye ünv. Liv Hastanesi

Kliniğimizde geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamarı yapmaktayız

Tedaviler ile ilgili bilgi veya randevu için telefon numaramızdan hergün / 9.00 - 20.00 arasında bize ulaşabilirsiniz. Kliniğimizde geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları hekim tarafından uygulanmaktadır. Prof. Dr. Yasemin Altuner Torun

(0533) 938 52 82

WhatsApp ile iletişime geç
Tedaviler Ve Uygulamalar
Okumak istediğiniz tedavinin üzerine tıklayın !

Hacamat Tedavisi Nedir?

Hacamat deri altında birikmiş ve içinde zararlı maddelerin(ağır metaller, toksinler, serbest radikaller) olduğu kanın, bistüri veya neşter ile açılan çiziklerden vakum yardımıyla vucuttan dışarıya çıkarılma işlemine denilir. Hacamat ile alınan kan ile damardan alınan kan (venöz kan) aynı değildir, hacamat ile alınan kan, pelte kıvamında, koyu renkli ve kan özelliğini yitirmiş olan kandır, sağlığımızı olumsuz etkileyen bu kan vucuttan dışarı atılmazsa bağışıklık sistemimiz olumsuz etkilenir ve bir çok hastalığa sebep olur. Hacamat doğru kişilerce yapıldığı takdirde ağrısız, acısız, iş kaybı yaşatmayan tedavi yöntemidir. Günümüzde ki kimyasal içerikli gıda ürünlerinin vucudumuzda bıraktığı zararlı maddelerin en kolay dışarı atılım şekli hacamattır. Hacamat sayesinde çoğu hastalığa yakalanmaktan kurtulmak mümkündür. İbni SİNA Kitabu'ş-Şifa ("Sağlık Kitabı") isimli kitabında birçok kez hacamat tedavisinden bahsetmiştir. Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (Allah'ın selamı onun üzerine olsun) düzenli periyotlarla hacamat tedavisi olmuş ve ümettine birçok kez tavsiye etmiştir.

Hacamat Tedavisi Hangi Rahatsızlıklarda Uygulanır?

Yapılan pek çok çalışma, hacamat tedavisinin belirli hastalıklarda oldukça faydalı olduğunu göstermektedir. Hacamat tedavisinin sırt ve boyun ağrılarında rahatlama sağladığını gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapılan bir çalışmada, hacamat tedavisi olan hastalarda yalnızca ilk seanstan sonra bile kronik boyun ve omuz ağrılarında %50 oranında azalma olduğu görülmüştür.

Hacamat Tedavisinin uygulandığı bazı rahatsızlıklar :
  • Organik bir rahatsızlığı tanımlanmayan hastalarda immün sistemi(Bağışıklık sistemi) güçlendirmek için
  • Fibromiyalji sendromu
  • Romatizmal hastalıklara ait kronik ağrı, eklem hareket kısıtlılığı, sabah tutukluğu, yorgunluk gibi durumlar
  • Kas-iskelet sistemi mekanik ağrıları
  • Diz ağrısı (osteoartrit vb)
  • Migren ve gerilim tipi baş ağrısı gibi organik olmayan baş ağrıları
  • Organik olmayan uyku bozuklukları
  • Nevraljilere bağlı ağrılar
  • İnmeye bağlı gelişen hıçkırık, yorgunluk, afazi gibi durumlar

Hacamat Tedavisinin Faydaları

Hacamat tedavisi, ciltte gevşeme sağlar ve cilt ve kaslar üzerinde negatif basınç sağlar.

Hacamat tedavisi ayrıca :
  • Kan dolaşımını arttırır,
  • Kas iyileşmesini hızlandırır,
  • Vakum ile oluşturulan negatif basınç; yeni kanın doku yararına çeşitli faydalar ile akmasını sağlar,
  • Fiziksel ve duygusal gerilimlerden bir rahatlama hissi sağlar,
  • İyileşme ve yenilenme sürecini hızlandırır,
  • Kan akışının artması ve yenilenmesi; toksinlerin ve ölü hücrelerin vücuttan atılmasını sağlar,
  • Cildi ısıtarak, elastikiyetini yeniden kazanması için dokuları yumuşatır,
  • İltihaplanmayı azaltır.

Hacamat İle Migren Tedavisi

Migren, halk arasında oldukça yaygın görülen bir baş ağrısı türüdür. Hacamat ise, birçok ülkede kullanılan, tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir ve migren de dahil olmak üzere, pek çok ağrının kontrol altına alınmasında sıklıkla kullanılmaktadır.

Hacamat İle Migren Tedavi Edilir Mi?

Migren, hacamat tedavisine iyi yanıt veren hastalıklar arasında yer almaktadır. Hacamat ile migren tedavisi olan hastalar yıllardır yaşadıkları baş ağrılarının yoğunluğunda ve sıklığında, belirgin bir şekilde azalma olduğunu belirtmektedirler. Hacamat ile migren tedavisi; hastanın başının ve boynunun belirli bölümlerine hacamat kupaları ile vakum oluşturularak yapılan bir tedavi yöntemidir. Bu vakum oluşturma işlemi, söz konusu alandaki kan akışında bir artış sağlar ve böylece iyileşme sağlanır.

Araştırmalar Ne Gösteriyor?

Bugüne kadar, hacamat tedavisinin migren ağrılarını nasıl etkilediği ile ilgili çeşitli araştırmalar yapıldı ve bu araştırmaların sonuçları genel olarak olumludur. 2008 yılında yapılan ve Amerikan Çin Tıbbı Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre; 70 hastanın migren ağrıları, hacamat tedavisi ile tedavi edilmiştir. Islak hacamat tedavisinin kullanıldığı bu araştırma grubunda; hastaların %35’i, baş ağrılarının yoğunluğunda bir azalma olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, migren ataklarının sıklığında da azalma olduğunu belirtmişlerdir.

2010 yılında yapılan bir başka araştırma da, Dünya Aile Hekimliği Dergisi tarafından bildirilmiştir. Kronik baş ağrıları nedeniyle hacamat tedavisi uygulanan hastalar da, baş ağrılarının şiddetinin, eskisinden çok daha az olduğunu bildirmişlerdir.

Hacamat İle Migren Nasıl Tedavi Edilir?

Kişinin yüz ve boyun bölgesindeki belirli noktalar üzerinde hacamat tedavisi uygulanarak, farklı türdeki baş ağrıları tedavi edilebilir. Bununla birlikte, hacamat uygulanmadan önce; lavanta ya da okaliptüs gibi doğal ağrı kesiciler olan esansiyel yağlar cilde uygulanır. Bu yağlar, bölgede gerekli yağlanmayı sağlar. Böylece, bardak bölgede kolaylıkla hareket edebilir.

Vakum oluşturduktan sonra, bardak farklı vuruşlar ile hareket ettirilir. Yüz bölgesinde kullanılan bardaklar, genellikle küçük boyutludur ve silikon ya da kauçuk gibi malzemelerden elde edilir. Kullanılan bardaklar, cilde yerleştirilip sonra bırakılarak vakum işleminin gerçekleşmesini sağlar.

Migren: beyne giden kan akışındaki bozulma nedeniyle olduğu öngörülmektedir. Hasta aşırı stres, yüksek ses ya da güçlü kokular gibi tetikleyiciler ile karşılaştığında, kan akışı kısıtlanır ve baş ağrısı başlar. Baş ağrılarına, bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Hacamat tedavisi; en şiddetli baş ağrısı formu olan migren de dahil olmak üzere, baş ağrılarını hafifletmede etkili olabilir. Bu, gerçek araştırma ve incelemeler ile de doğrulanmıştır.

Ozon Tedavisi Nedir?

Günümüzde Diyabet (Şeker Hastalığı) Hipertansiyon ve Kronik Hepatit tedavisinde başarılı sonuçlar sağlayan Ozon tedavisi; eklem ağrıları, kireçlenmeler, bel ve boyun fıtıkları, fibromiyalji gibi rahatsızlıkların tedavisinde genelde uygulanan, klasik fizik tedavi yöntemlerinden (sıcak, soğuk, elektrik akımları, ses dalgaları, vb) çok daha etkili bir tedavidir. Özellikle akupunktur ile kombine bir tedavi programı izlendiğinde daha kısa sürede ağrılar azalır ve kalıcı iyileşme sağlanır. Bu tedavi ile eklemlerde yer alan kıkırdak dokular hızlı bir iyileşme sürecine girer, kan dolaşımı hızlanır, iyileştirici enzimler ile hastalıklı bölgeler iyileşme sürecine girer.

Ozon Tedavisinin Yararları

  • Daha temiz,yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt,
  • Kan dolaşımını hızlandırır,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,enfeksiyon hastalıklarına karşı direnci arttırır,
  • Damarları (arterve venler) yeniler,tansiyonun düzelmesini sağlar,
  • Kan ve Lenf sistemini temizler,
  • Derinin üçüncü bir böbrek ya da ikinci akciğer sistemi gibi çalışmasını sağlar,
  • Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır,esnekliğini arttırır,
  • Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir,
  • Hormon ve enzim üretimini normale döndürür,
  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir,
  • Depresyon ve sıkıntıyı ferahlatır,
  • Stres hormonu olarak bilinen adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlayarak depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur.

Akupunktur, uzman hekim tarafından vücutta bulunan belirli noktalara ince iğnelerin uygulanması ile yapılan bir tedavi yöntemidir. Akupunktur Tedavisi, birçok sağlık sorununda başarılı bir şekilde uygulansa da, özellikle ağrı tedavisinde son derece etkili bir teknik.

a) Akupunktur Nasıl Etki Ediyor?

  • Akupunktur elekromanyetik sinyalleri uyararak, bağışıklık sistemi hücrelerinin ve ağrı giderici kimyasalların salınımını artırıyor.
  • Beynin acı ile ilişkilendirilen bölümündeki, yani limbik sistemdeki aktiviteyi azaltarak ağrı ve acı kontrolü sağlıyor.
  • Vücutta birçok mekanizmayı kontrol eden hipotalamus ile hipofiz bezini uyararak etki ediyor.
  • Nörotransmitter ve nörohormonların salınımını etkileyerek beyin kimyasında olumlu değişimlere neden oluyor.

b) Akupunktur Tedavisinin Etkili Olduğu Alanlar

  • Kilo verme
  • Menopozal şikayetler
  • Baş ağrıları
  • Sigara bırakma
  • Adet ağrıları
  • Kas, eklem ve bel ağrıları
  • Sebebi belli olmayan hipertansiyon
  • Böbrek ağrısı
  • Yüz felci
  • Stres, panik atak ve depresyon gibi duygu durum bozuklukları
  • Uykusuzluk
  • Doğum ağrısının azaltılması
  • Çocuklarda idrar kaçırma
  • Spastik kolon
  • Sınav korkusu ve uçak korkusu

Akupunktur ile zayıflama yönteminde de yine iğneler kulak etrafındaki bazı bölgelere batırılmaktadır. Bu bölgeler genellikle kişinin zayıflamasına yardımcı olacak olan; iştah azaltıcı, sürekli atıştırma ihtiyacını azaltıcı, oburluğu engelleyici, metabolizmayı hızlandırıcı, şişmanlamaya neden olan organlardaki eksiklikleri dengeleyici, yeni yaşam tarzına adaptasyon sırasında meydana gelen semptomları azaltıcı, kilo vermeye yardımcı olan bakteroidlerin ön plana çıkmasını sağlayıcı, vücudun dinamik olmasını sağlayıcı, kan şekerini dengeleyici, gereksiz tatlı yeme krizlerini önleyici, aynı zamanda yeni beslenme programı esnasında vücut enerjisinin düşmesini engelleyici, açlık durumunda dahi açlık seviyesi hissini azaltıcı, mutluluk hormonunu uyararak motivasyonu sağlayıcı sinyallerin vücuda verildiği noktalar olmaktadır. Kişi kilo vermek için takip edeceği yeni beslenme programını uygularken dışarıdan her hangi bir takviye almadan bu sinyallerin beyne ve vücuda iletilmesi yardımıyla daha hızlı, daha verimli ve daha kalıcı bir şekilde zayıflayacaktır. Kilo vermek için uygulanacak olan akupunktur seansları kişinin kilosuna ve genel durumuna bağlıdır.

Akupunktur ile zayıflama yönteminde de diğer zayıflama yöntemlerinde olduğu gibi hedeflenen kilolar verildikten sonra tekrar eski beslenme alışkanlıklarınıza dönmemeli, akupunktur seanslarını giderek azaltarak belli dönemlerde tekrar ettirmelisiniz. Ancak bu şekilde kilo verme durumu kalıcılığını korur. Akupunktur ile zayıflamada kişi vücut ağırlığının %7’sini bir ayda vermektedir. Buna göre her ay vermek istediği kiloya göre akupunktur seanslarına devam edebilir. Daha sonrasında ise kişi kilo koruma programına alınır.

Akupunkturun Zayıflama Etkisi

1. İştah ve acıkma hissini en aza indirir. Akupunktur beyindeki hipotalamus bölgesinde noradrenalin seviyesini düşürüp, seratonin yani özellikle çikolata yedikten sonra ortaya çıkan mutluluk hormonunun seviyesini artırır. Bu şekilde yiyerek değil, yemeyerek mutlu olmamızı sağlar.

2. Midede kazınma, yanma ve ekşimeyi önler. Kulaktan yapılan akupunktur, kulaktan mide ve bağırsaklara kadar uzanan sinir uçlarını uyararak mide asidini azaltıyor. Kontrol altına alınan mide asiditesi sayesinde , diyete bağlı olarak boşalan midede herhangi bir rahatsızlık olmuyor. Keyifle diyet uygulanıyor.

3. Düşük kalorili beslenmeye bağlı olarak oluşan halsizlik ve bitkinliği önler. Tam tersi zinde olmamızı ve daha çok enerji vererek kolay kilo vermemizi sağlar.

4. Akupunktur uygulaması sırasında; vücutta seratonin ve endorfin hormonlarının seviyesi artmaktadır. Bu da diyet yapan kişiye huzur verir, sedasyon sağlar. Böylece kişide istediği her şeyi yiyememekten dolayı oluşan stres ve gerginlik yaşanmaz. Sonuçta; kişi sakin ve huzurlu bir şekilde diyetine devam eder.

5. Metabolizma hızını düzenleyici rolü vardır. Akupunkturla tedavi gören kişinin metabolizma hızı arttığı için diğer kişilere göre, zorlanmadan daha kolay kilo verir.

Vücuda iğne batırılarak bir kodlama verilir. Beyin bu kodlaması hafızasına alır ve unutmaz. Bu nedenle tedavi sonrasında sigaraya istek duymaz ya da dumanından rahatsızlık duyar. Bu tedavinin başarılı ve kalıcı olması için bir takım şartları hastanın yerine getirmesi gerekir. Önce bağımlı olan kişi, sigaranın kendisinde oluşturacağı sağlık problemlerinin bilincinde olmalı ve kendi isteği ve iradesi ile bağımlılıktan kurtulmaya karar vermiş olmalıdır.

Sigara bağımlılığı tedavisi için bize başvuran kişinin gerçek anlamda kararlılığını anlamak için en az 12 saat sigaradan uzak kalmasını istiyoruz. Bunu isteme sebebimiz tedavi öncesi vücudun nikıtinden belirli bir süre uzak kalması tedaviyi daha başarılı olmasını sağlamasıdır. Hatta sigaradan uzak kalma süresi arttıkça tedavinin başarı oranı artmaktadır. Bir diğer sebebi ise sigara yoksunluk belirtilerini kişi üzerinde gözlemleyip tedavimizi ona göre şekillendirmektir.

Adet Öncesi Sendromu Ve Adet Sancılarının Giderilmesinde Akupunktur Tedavisinin Yeri

AKUPUNKTUR; adet öncesindeki vücuttaki fizyolojik hormon değişimine bağlı olarak görülen yan etkileri hafifletir ya da ortadan kaldırır.

Östrojen,progesteron ve ağrıya sebep olan prostaglandin kimyasal salgısının vücutta ve kulakta yeri ve özelliği belirli olan noktaları mevcuttur. Konusunda uzman akupunktur doktoru, bu noktaların aktivitelerini ölçerek gereken müdahaleleri bu noktaları uyararak yapabilir. Bu uyarılar kimi zaman akupunktur iğneleri (altın,gümüş,çelik),kimi zaman da tıbbi masaj ya da lazer akupunkturu ile ağrısız ve güvenli bir şekilde yapılabilir.

Akupunktur tedavisi,başlangıçta 8-10 seanslık bir kür şeklinde uygulanır. Hormonal denge bu tedavi süreci ile sağlandıktan sonra 3 ay ve 6 ay sonra birer kez adetten 1-2 gün önce akupunktur seansı tekrarlanarak tedavinin kalıcılığı sağlanır.

Akupunktur tedavisi, bir cerrahi girişim yapılmadan ve dışarıdan vücuda kimyasal madde (ilaç) verilmeden uygulanan bir yöntem olması nedeni ile hiçbir yan etkisi olmayan, son derece güvenli bir yöntemdir.

Mezoterapi

Mezoterapi günümüzde sıklıkla tercih edilen ve son yıllarda gittikçe daha popüler hale gelen bir tedavi yöntemidir. Mezoterapi en genel tanımıyla, sorun tespit edilen bölgedeki derinin orta katına mikro iğneler aracılığıyla bazı ilaçların enjeksiyonudur. Mezoterapide uygulanan enjeksiyonların hedefi ise çeşitli amaçlar doğrultusunda mezodermi uyarmaktır. Mezoterapide kullanılan bu maddeler hastanın ihtiyaçlarına göre bireysel olarak belirlenir. Bir başka deyişle, mezoterapi uygulaması hastaya özeldir. Hasta merkezlidir ve bütüncül bir bakış açısını ilke edinir. Mezoterapi 0,4-1,3 cm uzunluğunda iğnelerle yapılmaktadır. İğneler tek tek ya da gruplar halinde cilt, kas, yağ dokusu ve eklem içerisine enjekte edilmekte ve işlemden önce topikal anestezik maddeler kullanılmaktadır.

Mezoterapinin Kısa Tarihçesi

Yapılan araştırmalar mezoterapinin kökenlerinin M.Ö 2000’lerde Çin’e kadar dayandığını göstermektedir. Öyle ki bazı incelemeciler bunun daha da eskiye M.Ö 6 3000’lere kadar dayandığından söz etmektedir. Fakat modern mezoterapi çağı Michael Pistor’un 1950’li yıllarda astımlı bir hastaya intravenöz enjeksiyonla procain vermesiyle başlar. Pistor’un bu eylemi mezoterapi pratiğinin başlangıcını temsil etmektedir. Mezoterapi kelime olarak Antik Yunanca’dan türemiş bir terimdir. Meso terimi, orta anlamındadır ve therapeia terimi de tedavi anlamını taşır.

Mezoterapi Nerelerde Kullanılır ve Hangi Ajanlar Uygulanır?

Mezoterapi selülit, yüz ve boyun gençleştirme, cilt bakımı (deri sarkması, kırışıklıklar, gerginlik çizgileri, cilt tonusunun sağlanması), bölgesel zayıflatma, lipoliz, hiperpigmentasyon, alopesi, akne, pruritis, hiperkeratozis, psöriazis, telenjektaziler, skarlar, migren baş ağrısı, tendinitler, artritler, spor yaralanmaları gibi durumlarda uygulanmaktadır.

Mezoterapi uygulamasında pek çok teknik vardır. Ancak teknik seçimi patolojiye, uygulama alanına, dermisin yapısına ve ürünün çeşidine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Sıklıkla ajanlar epidermisden hipodermise doğru uygulanır.

Mezoterapinin Faydaları

Mezoterapinin uygulanış yöntemi nedeniyle ilaçlar doğrudan sorunlu bölgeye ulaşır. Bu nedenle mezoterapi daha hızlı ve etkin bir tedavi yöntemidir. Diğer tedavi yöntemlerinde karşılaşılabilecek olan ilaçların dağılması ve sorunlu bölgeye ulaşmaması durumu mezoterapide görülmez. Mezoterapi, cildin yenilenmesine yol açan ve çok küçük iğnelerle uygulandığı için kişiye acı vermeyen bir tedavidir. Zayıflama, cilt yenileme, iyileştirme gibi güçlü etkilere sahip bir tedavi yöntemi olarak mezoterapinin bilinen bir zararı yoktur. Yalnızca alerjen durumlar söz konusu olabilir. Bu nedenle kişilerin ajanlara alerjisi olup olmadığı iyi araştırılması ve buna uygun bir süreç izlenmelidir.

Eğitim Bilgileri
  • Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi
Uzmanlık Alanları
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
  • Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp
Tecrübe Geçmişi
  • İstinye ünv. Liv Hastanesi
Çalışma Saatleri
  • Pazartesi 09:00 - 19:00
  • Salı 09:00 - 19:00
  • Çarşamba 09:00 - 19:00
  • Perşembe 09:00 - 19:00
  • Cuma 09:00 - 19:00
  • Cumartesi 09:00 - 19:00
  • Pazar KAPALI